Melkonyan



test türk2

asdfggCCGgccgg sokaðý ile birleþtiði yerde (karþýsý San Pacifiko Kilisesinin duvarý) büyük bir bahçe içerisinde terzilikle meþgul bir Rum ailesi, onun yanýnda Temenna sokaðýnýn baþladýðý yerde soldaki ilk evde Müjgân adýnda bir kýzlarý olan bir Müslüman Türk, yüzbaþý ailesi oturuyordu. Onlarýn yanýndaki evde ve yanlarýndaki evlerde biribirleri ile akraba olan Rum aileleri oturuyordu. Yukarý doðru solda iki ev arasýnda bir boþluk vardý ve bu boþlukta bir at ahýrý vardý, burada Tanasi ve Andoni adlarında iki çocukları olan arabacı Koço ailesi oturuyordu.Š

 

Gazeteci Erol Küçükoğlu bu demeci banda yanlış almış veya not tuttuysa yanlış tutmuş olmalı. Çünkü Doç. Doğan şöyle diyor: “Siz hangi akla hizmetle Ordu’da Ermeni ve Rum evlerini tadilat ediyoruz diyebiliyorsunuz?”. Herhalde, “… evlerini tadil ediyoruz” veya “… evlerinde tadilat yapıyoruz…” demiştir. Hatta, “tadilat” terimini de kullanmamıştır. Türkçede “tadil”in “değiştirme”, restorasyon’un ise “aslını bozmadan onarma” olduğunu biliyordur. Aksi halde, “Battal Gazi Külliyesine amerikan mutfak yaptılar” (Radikal, 02.08.11) gibi haberleri anlamak kolaylaşacak…
Mimari, coğrafyaya bağlıdır. Anadolu’da kerpiç ev kullanırsın, taşlık bölgede taş ev kullanırsın, ağaçlık bölgede kâgir ev yaparsın. Bunun adını Ermeni, Rum koymak yanlıştır” diyor. Buradan anlıyoruz ki “kâgir” demek “ağaçtan yapılmış” demektir. Bir Türk Dili doçentinin “kâgir”in anlamını bilmemesi veya bunu “ahşap”la karıştırması mümkün olmadığına göre, yine gazeteci hatası olmalı. Çünkü “kâgir”, taş veya tuğla harcıyla yapılmış demek.

cccasäö.-,µµ<yayaxqweecvbbnu mmiiiiiiiiiiiiiiiiiIIIIIIIiiiiiIIiiiiiii

Ama takılmamak lazım; Türkçeyi doğru dürüst konuşan kaç kişi kaldı ki? Benim asıl dikkatimi çeken, doçentin Ermeni ve Rumlara duyduğu yoğun antipati. Ordu İl Kültür ve Turizm Müdürü Erkan Gülderen Ordu’daki Osmanlı, Rum ve Ermeni mimarisi özelliklerini yansıtan tarihsel evlerden 23’ünün restore edileceğini açıklamış, Doç. Doğan ona “vatandaş olarak, bir bilim adamı olarak” diyerek tepki gösteriyor: “Finansmanını kim sağlayacak? Ermeni diasporası mı? Rum kaynakları mı? Yok efendim devletimiz finanse edecek diyorsanız, ben o zaman rahatsızlık duyuyorum. Benim vergilerimle yeterince Ermeni kilisesi, Rum kilisesi tadilat edildi. Benim toprağımda, kendi vergimle ötekileştirilemem.” Tercümesi:
Bilim insanının ob

‑‑Ğ

ektifliği

 

 

‑‑Ğ

‑‑Ğ

‑‑Ğ

savaþ sonrasý Bahçeciðe babasýnýn evine geri döndüðünde, orada Müslüman
Türklerin oturduðunu görür, onu eve sokmayýp sokakta býrakýrlar. Annemin
ailesini saklýyan Müslüman Türk ailesi babamý evlerine alýr. Böylece babam
annemle evlenerek, hepberaber Tekirdaðýna giderler. Orada abim Vartan doðar.
Ýstanbulda akrabalarý olduðunu öðrenen babam ailesi ile Ýstanbula taþýnýr.
Babam akrabalarýnýn Kasap dükkânýnda çalýþarak birktirdiði para ile tahminen
1926 yýlýnda Büyükadaya taþýnarak orada bir araba ve iki beygir satýn alarak,
Faytonculuða baþlar

asdfggCCGgccgg sokaðý ile birleþtiði yerde (karþýsý San Pacifiko Kilisesinin duvarý) büyük bir bahçe içerisinde terzilikle meþgul bir Rum ailesi, onun yanýnda Temenna sokaðýnýn baþladýðý yerde soldaki ilk evde Müjgân adýnda bir kýzlarý olan bir Müslüman Türk, yüzbaþý ailesi oturuyordu. Onlarýn yanýndaki evde ve yanlarýndaki evlerde biribirleri ile akraba olan Rum aileleri oturuyordu. Yukarý doðru solda iki ev arasýnda bir boþluk vardý ve bu boþlukta bir at ahýrý vardý, burada Tanasi ve Andoni adlarında iki çocukları olan arabacı Koço ailesi oturuyordu.Š

Seite zurück: test türk
nächste Seite: test44


 

© Copyright 2004-2018 - CMS Made Simple
This site is powered by
CMS Made Simple version 1.11.11
Template Womba2

Design: by DNA4U, das andere Ge(n)schenk®